Çareyi Kumarda Aramak

Konusu 'Kumar Hastalığı - Psikoloji' forumundadır ve BlackJack tarafından Oca 27, 2018 başlatılmıştır.

  1. BlackJack

    BlackJack Süper Site Admin

    6,701
    98
    48
    Çareyi Kumarda Aramak

    Kumar, günümüzde dünyanın her yerinde her an oynanan, paranın döndüğü her alanda var olan ekonomik bir gerçektir.

    Temel prensibi risk ve getiri oranıdır. Kumar denince akla sadece slotlar, rulet makineleri gelmemeli. Günümüz neo liberal ekonomisinde yaptığınız her ekonomik faliyet bir risk içermektedir. Devlet memuru bile olsanız, memur olma tercihiniz, her sabah trafiğe girip işe giderken kazaya uğrama riskiniz hepsi birer risk getiri oranının kararlarınıza yaptığı etkinin sonucudur. Riskin çok düşük olduğu faliyetler kumar olarak görünmediği için kumarın tam ne olduğu doğru analiz edilememektedir.

    Risk oranı arttıkça getiri oranı da artmaktadır. Başta sigorta şirketleri ve bankalar olmak üzere faliyetler çok titiz istatistiksel verilere dayanılarak oluşturulmakta, karar alma mekanizması her hangi bir kumarhanenin sisteminden farksız işlemektedir.

    Sosyolojik etki:
    Yüksek risk almayı kumar olarak kabul edersek son yıllarda insanların niçin daha fazla risk almaya başladığını tartışalım.

    İnsan mantığı eşitlik ilkesine dayanır. İnsanoğlunun milyonlarca yıllık evrim sürecinden en uzun dönemini klan hayatı ile avcı-toplayıcı dönemde yaşadığı bilimsel bir gerçektir. Homo Saphian'nın Homo Eractüs'den evrimleşerek 500 bin yıl boyunca doğada toplayıcı olarak yaşadığı tahmin ediliyor. Sınıfsal hayat ise tarıma geçtikten sonra son 10 bin yılımızı kapsıyor. Bu yüzden dolayı genetik kodlarımızda klan hayatından kalan yoğun izlerin olması gayet doğal.
    Klan hayatında bireyler eşitti. Avlanma ve bölüşüm ortak olurdu. Aile yoktu, çocuklar klana aitti, klan üyeleri çok eşli olabiliyorlardı.

    Tarım hayatına geçilmesi ile birlikte, toprak sahipleri, yöneticiler, köleler gibi sınıflar oluştu ve son 300 yılda insanoğlu tarihinin en eşitsiz dönemine girdi. Bilgiyi tekeline alan gruplar, diğerlerine fark attı. Eşitlik temeline dayanan insan mantığı, günümüzde bunun çeliştiğini gördü. Etrafını gözlemledi ve zenginlerin risk alanlardan oluştuğunu algıladı. Arkadaş ortamlarında filanca kişinin zamanında yok paraya aldığı arsadan emlak zengini olduğunu, başka birinin kimsenin aklına bile gelmeyecek bir işten köşeyi döndüğünü konuştu durdu. Mantıken çalışıp alın teri dökenin, topluma faydalı olanların ödüllendirilmesi gerekirken zenginlerin hiç çalışmadan risk alanlardan oluştuğunu düşündü. Halbuki bu gördüğü bir ilizyondan ibaretti. Evet hiç çalışmadan zengin olan milyonlarca insan olduğu bir gerçek ancak bunlar sistemin yaşayabilmesi için yapılan reklamlar. Aksi olsa idi dünyadaki servetin yarısı 42 kişiye ait olmazdı. 7 milyarlık dünyanın 3,5 milyarının hiç bir serveti yok.

    Bilgiyi tekelinde tutan, sisteme yön verme gücüne sahip oluyor. Bu kurdukları düzende, kendi risklerini azaltarak insanların daha yüksek risklere girmesi isteniyor. Risk almayı seven bir toplum yaratıyorlar. 3. Havaalanı yapılacak, burdan Kanal İstanbul geçecek diyerek bireyler riskli yatırım yapmaya teşvik ediliyor. Bütün ekonomik algılar risk üzerine oluşturuluyor. Bu olan biten sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde yaşanıyor.

    O zaman insanlar niye gidip rulet oynamasın ki? Casinoda oynanan kumar, size zaman kazandırıyor, noterdi, muhasebeciydi, vergi dairesiydi gibi sıkıcı işlerden kurtarıyor. Rulet masasında paranızı sayılara böldükçe risk/getiri oranınızı ayarlamanıza imkan sağlıyor.

    İşte insanlar bu yüzden dolayı kumar oynuyor.
     
    Gençlik ve PALAMUT bunu beğendi.

Sayfayı Paylaş